KÖMÜRLÜKTEN İDEMAMA'YA...

07/07/2015
Logo Tasarımından marka kimliğine, web tasarımından e-ticaret sayfası tasarımına pek çok alanda kobilere değer katacak tasarımcılarla işletmeleri buluşturma amacıyla çıktığımız yolda tasarımcıların ilham veren öykülerini de anlatmak istiyoruz. 

Arka arkaya 3 defa "Ayın Tasarımcısı" seçilen başarılı tasarımcımız Hasan Ersöz namıdiğer "Şah_Mat"'ı yakından tanıyalım istedik. Bundan sonra başarılı tasarımcılarımızı yakından tanımak üzere blog yazılarımıza konuk edeceğiz. Türkiye'nin her ilinden binlerce yetenekli tasarımcı ile çalışmak bize gurur veriyor, tasarımcıların hikayelerini kendi ağızlarından dinlemek ise yaptığımız işe güç katıyor ve ilham veriyor. Bu hikayelerden ilki uzun zamandır idemama.com'un en yoğun çalışan ve en çok proje kazanan tasarımcılarından Hasan Ersöz'e ait. Okuyunca hikayesinden çok etkilendik ve sizinle de paylaşmak istedik. idemama.com'a yeni katılan tasarımcılar için de Hasan'ın  güzel tavsiyeleri var.  

Bazen bir işi daha çok sevmek için o işi iyi yapanları takip etmek gerekir. Bu amaçla Her Tasarımcının İzlemesi Gereken 5 Belgesel makalemize de bir göz atın.

 Bundan sonraki tasarımcı hikayesi neden sizinki olmasın?...





İlkokul yıllarımda resme olan ilgi, sevgi  ve becerim beni  Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dalı Bölümü'ne kadar taşıdı. O yıllar ilkokul kitaplarında Hacivat - Karagöz diyalogları yer almaktaydı. Buradaki tipleri çizip keserek, tahtadan  kasalara perde gerip, mum ışığıyla kitaptaki replikleri okuyarak,  mahallemizin çocuklarına  Hacivat-Karagöz oynatır,  para kazanırdım. Ortaokul ve lise yıllarında da aynı şekilde resme olan ilgim artarak sürdü.  

Bir gün resim öğretmenim bana ''senin kadar kabiliyetli olsaydım, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Grafik Bölümüne girerdim'' dedi. Lisenin bittiği ilk sene hocamın önerdiği bölüme girmiştim. 

Kalabalık bir aileydik, iki oda bir salon küçük evimiz çalışmam için uygun değildi, bu yüzden  evimizin kömürlüğünü ilk ofisim yaptım. Burada sakin kafayla işime odaklanabilecektim.  Kömür ve odunlar arasında kendime yer açtım küçük bir masa ve yandan sallanan bir ampul, boyalarım, fırçalarım, kağıdım, çok mutluydum... Okulun ilk yılı öğrendiğim grafik temel bilgileriyle çalışmaya başladım. Bir yandan okuyor bir yandan da yayın evlerine, okul ve hikaye kitapları resimliyordum. Hem çok keyif alıyor, hem de harçlığımı çıkarıyordum. 

Bir süre sonra apartman sakinlerinden izin alarak binanın deposunu ofis yaptım, o günkü heyecanım anlatılmaz! ofisimi büyütmüştüm. Air brush  (kompresör ve boya püskürtme tabancası) alarak illüstrasyonlarıma  farklı bir boyut kazandırdım... 1994 senesinde Bilgisayara geçişle, illüstrasyon farklı bir mecraya taşındı. Birden ekranım tuval, mausum fırça olmuştu. Ve bilgisayara geçişle daha hızlı üretmeye başladım... 

1996 yılında kendi tanıtım şirketimi kurarak sektöre ilk adımımı attım. 2007 yılında büyüyen kurumumu farklı bir isimle büyüterek yeniden yapılandırdım. Ajansım için hazırlamış olduğum web sitesiyle 2007 ''Altın Örümcek Ödülüne'' layık görüldüm. 1996 yılından bu yana UNICEF'e sözleşmeli grafik tasarımcı olarak hizmet vermekteyim. Uluslararası ve ulusal bir çok kampanyayı başarıyla yönettim. Grafikerler Meslek Yüksek Kuruluşu GMK ve Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği GESAM  üyeliklerim  bulunmakta.  

...Ve yıllar sonra bir arkadaşım bana kurmuş olduğu firmanın tanıtım işini getirdi. İşin tanımını gözden geçirirken logosu dikkatimi çekti, logonun başarılı olduğunu, kime yaptırdığını sordum. O da bana İdemama'da yaptırdığını söyledi. Çok ilginç ama internette o kadar vakit geçirmeme rağmen ilk defa duymuştum bu ismi. 

Arkadaşım bana ''sen de İdemama'da  yarışmalara katılabilirsin dedi. Sitenin gerçekliğinden emin olamadığım için epey bir süre ilgilenmedim. Bir gün boş bir zamanımda siteyi inceledim ve üye odum. Bir süre sonra üyeliğim onaylandı. Birkaç yarışmaya katıldım. Hala gerçeklik hususunda tereddütlerim vardı. Bir gün tasarımıma yorum yapıldığını gördüm. Hiç tanımadığım görmediğim proje sahibi tasarımımla ilgilenmiş ve benden revizyon talebinde bulunmuştu :)  bu beni o kadar heyecanlandırmıştı ki, tamam bu site sahici dedim :) ancak  bir süre sonra yine umutsuzluğa kapıldım. Proje gizli bir projeydi ve projeye 750 civarında tasarım yüklenmişti ,geri çekilenlerle birlikte 1000 civarı yükleme yapılmıştı. Bu kadar logodan benim tasarımımın seçilmesine imkansız gözüyle bakıyor bir yandan da hala sitenin gerçekliğini sorguluyordum. İşte o muhteşem an, mailimi kontrol ederken İdemama'dan gelen bir mesaj  ''Tabi ki Sen Kazandın'' bu benim için hayatımın en heyecan verici anlarından biriydi, site gerçekti ve ben kazanmıştım. 

Aynı gün beni Fakülteden bir arkadaşım aradı ve tebrik etti. Meğer arkadaşım da İdemama'da yarışmalara katılıyormuş ve laf aramızda bu projeye bir hayli yüklenmiş :) yani yıllar önceki arkadaşımı da İdemama sayesinde tekrar bulmuş oldum. Şu an tatlı bir rekabet içerisinde hem yarışıyor hem de süreçten mutluluk duyuyoruz.  İdemama'yı çevremdeki tasarımcı arkadaşlarıma, grafik tasarım öğrencilerine öneriyorum. 

Son olarak, grafik tasarıma gönül vermiş ve İdemama'da gayret gösteren yeni tasarımcı arkadaşlara nacizane bir iki öneride bulunmak isterim. idemama'yı bir okul bilin ve asla pes etmeyin.  Hiçbir zaman oldum demeyin.  Ben kendimi İdemama'da hala çırak olarak görmekteyim, umarım en yakın zamanda kalfalığa yükselirim. Unutmayın, büyük başarılara ancak, azimli ve sabırlı olanlar ulaşabilir... 

İdemama hayatıma çok geç girdi ancak ''mutluluk iksirim'' oldu. Teşekkür ederim İDEMAMA, iyi ki varsın... 

Saygı ve sevgilerimle...